Hafıza
10 sene önce ne hissettiğimi hatırlamadığım için bu satırları yazıyorum. Zamanın hızına yenik düştüm. Duygularım birer birer kayboluyor. Büyüdüğüm sokaklar yaşlanıyor. Düşüncelerim değişiyor. Heyecanım ölüyor. Olgunlaşıyorum.
Kim bilir kaç yaşanmışlığı sildim zihnimden beni ben yaptığı hâlde. Hangilerini anımsıyorum kızgınlığımda pay sahibi olanların. Onu bile bilmiyorum. Bir gün kim olduğumu hepten unutursam diye notlar alıyorum. Hatırlarsam, en azından, içine düştüğüm boşlukta tek başıma boğulmamı engellerim. Ya elimden tutar yukarı çıkarırım kendimi ya da tümden dibe çekerim. Önce kimin ihanet edeceğini gözlerimle görmek, katlanacağım her çabaya değer.
Bugünkü hâlim ortada. Yaşadığımız çağın felaketi. Küresel dünya. Herkesin gözü önünde gerçekleşiyor katliamlar. Yumruk sıkmaktan başkası gelmiyor elden. Masumlar, savunmasız. Gücünü tepkisizlerden alıyor caniler. İyiliği inançsız bırakıyor. Yakıp, yıkıp, yağmalıyor. Ne varsa içimde paramparça oluyor karşıma çıkan görüntülere bile bakmaya cesaret edemezken. Anbean sökülüyor ruhum bu korkunç dünyada var olmaya devam ettikçe. Bitmeyen bir izdihamın ortasında nefes almaya çalışıyorum. İçimdeki çocuğun acısını duyuyorum. Yoruluyorum. Tek umudum, hiç unutmamak.